• Türkçe
  • English
  • Germany
  • Russian
implant-tedavisi

İmplant

Diş implantları ağızda eksik olan dişlerin yerine konması amacıyla, genellikle titanyum veya titanyum bileşiklerinden hazırlanan yapay diş kökleridir. Titanyum vücut dokuları ile etkileşime girmediği ve kuvvetlere karşı dirençli bir materyal olduğu için implant malzemesi olarak tercih edilir. İmplantlar daha önceden kaybedilmiş dişlerin oluşturduğu boşluklara ya da ciddi bir enfeksiyon yoksa hemen çekim sonrası diş yuvasına yerleştirilebilir. İmplant uygulamasının asıl amacı, üzerine kullanılabilir dişler yapmaktır. İmplantlar, sabit ya da hareketli protezler yapmak amacı ile kemiğin yeterli ve uygun olduğu durumlarda basit bir operasyonla çene kemiğine yerleştirilirler. Eğer kemik miktarı ve yoğunluğu istenilen seviyede değilse implant uygulamasından önce kemik oluşturmaya yönelik işlemler yapılması gerekebilir.

implant-set

Yeterli kemik varsa diş hekimlerinin tercihi her zaman kaybedilen her dişin yerine bir implant uygulanmasıdır. Ancak bazı durumlarda iki implant aralıklı yerleştirilip üzerine köprü protezi yapılabilir. Yerleştirilecek implantın sayısı ancak hekimin klinik ve radyografik muayenesinden sonra belirlenebilir.

Günümüzde tamamen dişsiz ağıza sahip hastalar bile yeterli kemikleri varsa doğrudan, yoksa kemik oluşturma işlemi sonrası yapılacak implantlar sayesinde hareketli protezlerden kurtulabilirler. Özellikle dişsiz alt çenede takıp çıkarmalı bir protez kullanılması hasta için oldukça zordur çünkü, içeride sürekli oynayan bir dil dışarıda yanak ve dudak konuşma ve yemek yeme esnasında hastaya oldukça sıkıntı verirler. Alt çenede dil, dudak, yanak ve çiğneme hareketleri ile sabit duramayan ve sıklıkla vuruk yapan protez ile ilgili sorunlar, implant uygulamaları ile giderilebilir. Ayrıca üst total protezlerin tutuculuğunu sağlayabilmek için yapılan damağı kapatan tasarımdan dolayı oluşan mide bulantısı gibi sorunlar da ortadan kaldırılmış olur. Bu durumda sabit ya da takıp çıkarılan implant destekli protezler yapılabilir. Her iki tip protezde de oynama ve bulantı şikayetleri ortadan kalkar.

Kaybedilmiş dişin yerine implant ile yeni diş yapılması çevre dişlerin ve tüm çiğneme sisteminin sağlığı ve fonksiyonu için önemlidir. Doğal diş formunda, estetik ve çiğneme fonksiyonunu yerine getiren bir diş elde edilirken, çevredeki dişlerin kayıp diş boşluğuna kayması ve diğer dişlerdeki şekil bozuklukları da engellenmiş olur. Ayrıca diş çekimi sonrası oluşan boşlukta zamanla meydana gelen kemik kaybı implant yapıldığında engellenir.

Tek diş eksikliği veya birden fazla diş eksiklikliğinin olduğu hastalarda klasik köprü yapımında kayıp boşluğun önündeki ve arkasındaki dişlerin kesilmesi, küçültülmesi ve madde kaybına neden olunması söz konusudur. Fakat implant uygulaması yapıldığında herhangi bir dişin kesilmesine gerek kalmadan eksik dişin önce kökünü taklit eden implant yerleştirilmekte daha sonra ise üst protezi (diş) yapılarak dişsizlik giderilmektedir.

İmplant uygulaması bazı istisnai durumlar haricinde herkese uygulanabilen başarılı bir tedavi şeklidir. İmplantın yerleştirilebileceği kalınlıkta, yükseklikte ve kalitede kemiği olan ve herkese ‘’sistemik sağlık durumu’’ değerlendirilerek implant yapılabilir. Bir kişide yeterli kemik dokusu olması bazı etkenlere bağlıdır. Bazı kişilerde kalıtımsal olarak çok ince/kalın ya da az/çok kemik olabilir. Bazı kişilerde ise diş ve dişeti iltahapları çevrelerindeki kemik dokusunun erimesine ve azalmasına sebep olurlar. Bu nedenle bir dişin çekimine karar verilmişse kemik kaybına neden olmamak için çekimin hemen yapılmasında fayda vardır. Bazı durumlarda çekimden sonra implant yapılmadan beklenebilmekte, bazı vakalarda ise çekim yapıldığı seansta implant yerleştirilebilmektedir.

Vücudun implantı kabul etmemesi söz konusu değildir, implantların insan vücudunda bilinen hiçbir yan etkisi ya da alerjik reaksiyonu yoktur ancak bazı hastalar implant uygulaması için uygun olamayabilir.

• İyileşmeyi etkileyen diyabet ve kronik kardiyovasküler hastalıklar
• Kemik gelişimi tamamlanmamış olan genç hastalar
• Hamileler
• Çok miktarda sigara kullanan kişiler (sigara kullanımı ağız içindeki iyileşmeyi baskılar ve implant başarısının düşmesine neden olabilir)
• Alkol ya da uyuşturucu madde bağımlıları
• Baş ve boyun bölgesine yüksek dozda radyoterapi uygulanmış kişiler
• Yüksek tansiyon, bağ dokusu hastalıkları, hemofili ve önemli bağışıklık sistemi yetersizlikleri gibi kronik hastalıkları olan kişiler
• Kortikosteroid ya da immun sistemi baskılayıcı ilaç kullanan bireyler

Bu hasta gruplarında implant uygulaması risklidir, başarısızlıkla sonuçlanabilir. Ancak durumlarının derece ve ciddiyetine bağlı olarak implant yerleştirilmesi mümkün olabilir. Bu konuda son karar ‘’sistemik konsültasyon yapmak kaydı ile’’ diş hekimine aittir.

İlk muayenenin amacı diş eksikliğinizin olduğu bölgenin implant yapılması için uygun olup olmadığının belirlenmesidir. Sistemik sağlığınız hakkında alınan detaylı bilginin ardından ağız içi muayeneniz yapılır. İlgili bölgelerden panoramik radyografi veya üç boyutlu görüntü (tomografi) alarak modelleme yapılır ve implanta uygunluğunuza ve hangi tür implant uygulanacağına karar verilir.

İmplant tedavisi öncesi görüntüleme çok önemlidir. Üç boyutlu görüntüleme yöntemleri çene kemiklerinin durumunu çok net gösterdiği için, tomografiler implantın yapılabileceği kalitede kemik olup olmadığının belirlenmesinde kullanılmakta ve ameliyat başarısının artırmaktadır.

İmplant uygulaması günümüzde çok basit ve ağrısız bir uygulamadır. Önce lokal anestezi ile bölge uyuşturulur, implant yerleştirilecek kemikte bir yuva hazırlanır ve implant yerleştirilir. İmplant yerleştirildikten sonra, iyileşme döneminde implant üzerinde kalacak olan vidalar yerleştirilir ve iyileşme dönemi beklenir. Diş implantlarının çiğnemeyle oluşan basınçlar karşısında sağlıklı olarak kalabilmesi için, çene kemiği ile tam olarak kaynaşması gereklidir. Bu süre operasyonun türü, bölgesi, hastanın yaşı ve sağlık durumuna göre değişiklik gösterir. Operasyondan sonra kalıcı protezlerin yapımı için en az 5 hafta, en fazla 3 ay gibi bir süre gereklidir. Kemik yetersizliğinde yeni kemik oluşturulmuş bölgelere yapılan implantlarda bekleme süresi uzayabilir. Sonrasında ölçü alınır ve planlanan protez yapılır.

Dişeti kesilmeden ve dikiş atılmadan implant yapılmasına flepsiz implant cerrahisi denilir. Bu işlemde yumuşak dokular zarar görmeden implant cerrahisi gerçekleştirildiği için iyileşme daha hızlı ve daha konforlu olmaktadır. Her vaka bu teknik için uygun olmayabilir. Bu konudaki kararı hekiminiz ilk muayenenizin sonunda verecektir.

İmplant uygulamaları cerrahi işlemlerdir. Uygulanacak implant sayısına ve uygulanacağı bölgede kemik kalitesini artırmaya yönelik ek işlemler yapılıp yapılmayacağına bağlı olarak süre değişebilir. Ancak, asıl önemli olan işlem süresinden çok, kişiye uzun süreler hizmet edecek kriterlerle implant uygulaması yapmaktır.

Tüm cerrahi işlemler lokal anestezi ile yapılacağından işlem sırsaında ağrı duymazsınız. Lazer destekli olarak yapılan uygulamalarda genellikle işlem sonrası şiş ve ağrı da minimum seviye de olur. Hekiminiz tarafından verilen ağrı kesiciler işlem sonrası hissedeceğiniz ağrıyı engelleyecektir.

Çok büyük bir bölgeyi ilgilendirmiyorsa genellikle ertesi gün işe gidebilir, günlük yaşantınıza dönebilirsiniz.

İmplant cerrahisi sonrasında işlem yapılan bölgeye hekiminizin önerisi doğrultusunda belirli aralıklarla soğuk uygulaması yapmanız önemlidir. Bu, ödem ve şişliği engelleyecektir. Hekiminiz tarafından size verilecek ilaçları düzenli kullanmanız ve iyileşmeyi hızlandırmak amaçlı uygulanan düşük dozlu lazer uygulamaları da iyileşme döneminde önemlidir. Bu dönemde ağız bakımınız çok iyi olmalıdır. Kötü bir ağız hijyeni implant başarısızlıklarının en önde gelen nedenlerindendir. Diş hekiminizi iyileşme döneminde de belli aralıklarla görmelisiniz.

Operasyondan sonraki ilk birkaç gün sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak durmalısınız. Daha çok yumuşak ve besleyici gıdalar tüketmelisiniz. Yara yerindeki iyileşme tamamlandıktan sonra yeme-içme konusunda herhangi bir kısıtlama kalmamaktadır.

Doğal dişlerimizi nasıl düzenli fırçalıyorsak aynı şekilde implant yapılan bölgeyi de fırçalamalıyız. Diş fırçası ve macunla yaptığınız bakıma dişipi ve arayüz fırçalarının rutin kullanımını da eklemelisiniz. Böylece ağızda oluşan bakteri miktarı azaltılabilir. Gargara kullanımı ağız hijyenine katkı sağlayacaktır.

Dişi çekip hemen implant yapılmasına “immediat implant uygulaması” ismi verilir. Uygun koşullar sağlandığında tercih edilebilen bir tekniktir. Bu işlemde en büyük risk diş çekim soketinde bulunan enfekte dokulardır. Enfekte dokuları seçici olarak temizleme imkanını bize Er:YAG lazer sistemleri sağlar. Bu sayede kemik dokusuna zarar vermeden enfekte dokuları temizlemiş oluruz. Ayrıca kemik dokusunun yapısı ve kalitesi de immediat uygulama açısından önemlidir. Çekim sonrası hemen yapılan implant uygulamalarında doğru teknik uygulanırsa kemik kaybı olma ihtimali azalmaktadır.

İmplant yapılacak bölgedeki kemiğin yoğunluğu, yüksekliği ve kalınlığı önemlidir. Bu implantın başarısını doğrudan etkiler. Kemiğin yeterli olmadığı durumlarda kemik miktarını artırmak için değişik tekniklerle (kemik greftleri kullanılarak) kemik oluşturmak gereklidir. Bu işlem için üst arka bölgede sinüs lift, blok greftleme, alt çenede yatay ve dikey yönde kemik oluşturma işlemleri yapılabilir.

Diş eksikliğinizin sayısına bağlı olarak ne tür bir geçici protez yapılacağına yine hekiminiz karar verecektir. Eğer fazla diş eksikliğiniz varsa bu dönemde geçici hareketli bir protez yada uygulanan yönteme göre sabit bir protez kullanabilirsiniz. Tam dişsizliklerde ve bazı durumlarda kısmi dişsizliklerde Bredent Fast&Fixed tekniği uygulanarak anında sabit geçici diş yapmak mümkündür.

Arka bölgelerde kemik eksikliği olan durumlarda Fast&Fixed tekniği ile açılı yerleştirilmiş implantlar kullanılarak ileri cerrahilere gerek kalmadan sabit protezler yapmak mümkündür. Bu teknik ile dişler çekildiği gün implantların yapılması, dişsiz hastalarda ise implantların yapılıp aynı gün sabit protez yapılması mümkündür.

Hasta ağzına yerleştirilmiş bir implantın kullanım süresini belirleyen en önemli faktör hastanın günlük bakımına gösterdiği özendir. Tüm hastalar gibi implant taşıyan hastalar da mutlaka 6 ayda bir diş hekimine başvurmalı ve diş temizliği yaptırmalıdır. Bu kontroller sırasında bir sorun tespit edilirse erken müdahale edilerek sorunların ilerlemesi de engellenebilir.

İmplant malzemelerinin yüksek teknoloji ile üretilmesi ve kullanılan malzemelerin ithal olması nedeniyle, maliyeti klasik protezlere göre daha fazladır. Bir başka dezavantajı ise protezin uygulanabilmesi için implantın kemikle kaynaşmasının beklenmesi ve dolayısıyla genellikle diğer tedavi alternatiflerine göre tedavinin daha uzun sürmesidir.

Vücuttaki kemik erimesi ile ağızdaki kemik erimesi farklı sağlık sorunlarıdır. Vücutta yüksek oranda kemik erimesi olsa bile ağızda çok iyi bir kemik olabildiği gibi vücutta çok iyi bir kemik olduğu halde ağızdaki kemik seviyesi yetersiz olabilir.

Alınabilir. Ancak implantlar sadece çok yakın çevrelerinde ışık yansıması yapabilir, bu da çok yakın bölgede görüntü kalitesinin düşmesine neden olabilir.

Mevcut araştırmalar kök şeklindeki implantların cerrahi olarak yerleştirilmesinde zaman içinde % 98 başarı sağlandığını ortaya koymaktadır.Bu köprü protezlerinde 10 yıllık süreçte % 60 tır. Bu tip implantlar da başarısızlık genellikle cerrahi işlemden sonraki ilk bir yıl içerisinde ortaya çıkmaktadır. Bu süreden sonra her yıl implant başarısızlık oranı %1’e düşmektedir. Tedavinin başarısı hastanın iyileşme potansiyeli, sigara kullanımı, ağız hijyeninin durumu, diyabet gibi iyileşmeyi etkileyebilecek sistemik hastalıkların varlığı, kullanılan implantın markası ve hekimin cerrahi becerisi ile ilgilidir.

Her cerrahi müdahale komplikasyon riski taşır. Kanama, enfeksiyon ve sinirlerde, sinüste ve nazal kavitedeki yaralanmalar bu komplikasyonlar arasındadır. İyi bir muayene ve radyolojik kontrol ile bu ihtimalleri en aza indirmek mümkündür. Üç boyutlu görüntüleme yöntemleri komplikasyonların azaltılmasında etkilidir. Ayrıca hekimin tecrübesi ve kullanılan implant sistemi de önemlidir. Örneğin bazı setlerde bulunan stoperler implant yuvası açan aletlerin kontrolsüz kullanımını engellerler.

İmplantta kullanılan titanyum % 99,9 saflıkla elde edilen çok ileri bir endüstri ürünüdür. Bu yüzden muayenehaneye giriş fiyatları yüksektir. İmplant tedavisinin ücretinin yüksek ya da düşük olması uygulanan implant markasına, işlem sırasında kullanılan yardımcı cerrahi malzemelere bağlıdır.

İmplant markası olarak AR-GE çalışmalarına önem veren, uzun vadede başarısı gösterilmiş, teknik destek konusunda sıkıntısı olmayan ve protez üst yapı için yeterli seçeneği sunan implant sistemlerinin seçilmesinde fayda vardır. Ancak, implant uygulamasının başarılı olması hastanın iyileşme potaniyeli, sigara kullanımı, ağız hijyeninin durumu, diyabet gibi iyileşmeyi etkileyebilecek sistemik hastalıkların varlığı, ve hekimin cerrahi becerisi ile de ilgilidir.

İmplant tedavisi kemik gelişimi tamamlandıktan (yaklaşık 18 yaş) sonra herhangi bir yaşta yapılabilir. Belli bir yaş sınırlaması yoktur. Sistemik olarak implant yapılmasına engel teşkil edecek bir rahatsızlığı olmayan ve kemik kalitesi uygun olan herkese implant uygulanabilir.