• Türkçe
  • English
  • Germany
  • Russian

periodontoloji

Periodontoloji - Diş Eti Hastalıkları

Dişeti hastalıkları nedeniyle çürüğü olmayan sağlam dişler bile kaybedilebilir. Bu nedenle diş çevresi dokuların (dişeti, kemik) sağlığının korunması da genel diş sağlığının korunması kadar önemlidir.

periodontoloji

 

Sağlıklı dişeti açık pembe renkli, mat, sert kıvamlıdır, diş yüzeyinde bıçak sırtı gibi sonlanır ve fırçalama sırasında kanamaz.

Dişeti hastalığı daha çok dişler üzerinde biriken bakteri plağı nedeniyle oluşan iltihabi bir hastalıktır.

Dişler üzerinde oluşan açık sarı renkte, yumuşak, yapışkan, uzaklaştırılması zor, kolonize olmuş bakterilerden oluşan bir biyofilm tabakasıdır. Plak içerisindeki bakterilerin salgıladığı kimyasal maddelerin dişetlerine ve dişeti altındaki kemiğe zarar vermesi sonucu dişeti hastalıkları oluşur.

Bakteri palğının diş yüzeyinden uzaklaştırılamadığı durumlarda diş yüzeyinde diştaşı (tartar) oluşumu görülebilir. Başlangıçta yumuşak olan plağın tükürükteki minerallerin çökelmesiyle sertleşmesi sonucu oluşur.

Dişeti hastalığına sahip bireylerde; dişetlerinde kızarklık, şişlik ve genellikle fırçalama sırasında kanama, ağız kokusu, dişlerin yer değiştirmesi ve uzaması, dişeti çekilmesi gibi belirtiler görülebilir. Bu belirtiler arasında en sık görüleni dişeti kanamasıdır.

İltihabi hastalık sadece dişetini etkilemiş ise "Gingivitis", dişeti altındaki kemiği de etkilemiş ise "Periodontitis" adını alır. Bazı kişilerde gingivitis tedavi edilmezse periodontitise dönebilir ve periodontitisin tedavi edilmediği durumlarda ise zamanla dişlerde sallanma ve hatta kayıplar oluşabilir.

Genellikle erişkin yaşta görülen ve yavaş gelişen bir periodontitistir. Genel dişeti hastalığı belirtileri dışında belirgin bir belirti vermediği için hasta tarafından göz ardı edilebilen ve geç farkedilebilen bir hastalıktır. Dişi destekleyen dokuların (kemik) yavaş yıkımı ile karakterizedir.

Daha genç bireylerde daha şiddetli seyreden dişleri destekleyen kemiğin kaybı ile karakterize bir hastalıktır. Kalıtsal faktörlerin etkisi vardır.

Tüm dişeti hastalıkları için diştaşı temizliği yapılması ve optimum ağız hijyeninin sağlanması tedavilerin ilk aşamasını oluşturur. Hastalığın ilerleme derecesine göre tedavi antibiyotik kullanımı ile desteklenebilir ve cerrahi tedaviler ile devam ettirilebilir. Hastalık sadece dişetini etkilemişse, diştaşı temizliği yapılması ve iyi bir ağız hijyeninin sağlanması yeterli olabilir. Diştaşı temizliği diş yüzeyinde biriken diştaşları, plak ve renkleşmelerin özel aletler yardımıyla uzaklaştırılması işlemidir ve sağlıklı ağızlarda dahi 6 ayda bir yapılmalıdır. Hastalığın daha ilerlemiş olduğu durumlarda, "Küretaj" yapılması gerekebilir. Diştaşı temizliği sırasında cep içerisine girilerek kök yüzeyi temizlenirken, küretaj işlemi sırasında aynı cebin dişeti dokusu temizlenmektedir. Bu işlem konvansiyonel yöntemlerle el aletleri kullanılarak yapılabileceği gibi lazer destekli yöntemlerle de (WPT) yapılabilir. Dişeti hastalığının ileri aşamalarında kemikte ileri derecede kayıp oluşmuşsa dişetine yönelik cerrahi girişimler gerekebilir. Bu aşamada da geleneksel yöntemere alternatif olarak lazer destekli cerrahiler yapılabilir.

Dişeti hastalığı nedeniyle oluşmuş ceplerin ortadan kaldırılması için ya da hastalığa bağlı dişeti büyümesi olan bölgelerde estetik ve kolay temizlenebilir formda bir dişeti oluşturulabilmesi için dişeti dokusunun bir kısımının kesilip çıkarılması işlemidir. Bu işlem konvansiyonel yöntemlerle yapılabildiği gibi lazer ile de yapılabilir.

Kemik yıkımının ilerlediği durumlarda dişeti dokusu altındaki kemiğe doğrudan müdahele edebilmek ve oluşmuş cepleri elimine etmek amacıyla uygulanır. Bu işlem sırasında dişeti dokusu kaldırılır, cepler elimine edilir, kemik düzensizlikleri giderilir ve gerekli ise kemikte oluşmuş defektler kemik tozları (kemik greftleri) ve membranlar gibi biyomateryaller ile tedavi edilir.

Kemik tozu dişleri çevreleyen kemik dokusunda kayıp oluştuğu durumlarda, dişleri desteklemek amacıyla üretilmiş yapay veya doğal kemik parçacıklarıdır. Bazı durumlarda bu kemik parçacıkları hastadan elde edilebilirken bazı durumlarda hazır kemik tozları kullanılabilmektedir. Hazır kemik tozları sentetik yapıda olabildiği gibi hayvanlardan elde edilmiş doğal kemik yapısında da olabilir. Membranlar ise kemik ile ilgili cerrahilerde kemik iyileşmesini hızlandırmak amacıyla bu bölgeyi korumak amacıyla kullanılan lif yapılı bariyerlerdir. kemik greftleri gibi membranlar da sentetik ya da doğal yapıda olabilirler. Hangi tip kemik tozu ya da membranın kullanılacağı hekime ve hastanın durumuna göre değişiklik gösterebilir.

Dişetine yönelik estetik bir takım sorunların giderilmesi için yapılan cerrahi işlemlere periodontal estetik cerrahi denilir. Dişeti çekilmesi, yetersiz yapışık dişeti varlığı, yüksek kas bağlantıları gibi durumlarda uygulanır. Dişler tarafından oluşturulan beyaz estetikle uyumlu pembe estetiği elde etmek ve kök yüzeylerini kapatarak hassasiyet ve çürük oluşumunu engellemektir.

Lazer, dişeti tadavilerinde tek başına ya da geleneksel yöntemlere destek olarak kullanılabilir. Lazer ile yapılan dişeti tedavilerinde farklı konseptler vardır. WPT (Wavelength-optimized Periodontal Therapy) denilen işlemde, ileri seviyede kemik desteği gerektirmeyen ve cep oluşumu ile kemik kaybı görülen vakalarda diş taşı temizliği sonrası dişetindeki ve diş yüzeyindeki yabancı dokular kombine lazer cihazları ile (Çift dalga boylu lazer sistemleri) uzaklaştırıp, dokularda derin dezenfeksiyon sağlanabilir. Bu yöntemle açık ameliyat gerektiren bazı dişeti hastalıklarında bile ameliyatsız tedavi mümkündür. Lazer kullanımıyla problemli dişetlerinin iyileşmesi hızlı, güvenilir ve ağrısız bir şekilde gerçekleşir.

Sanıldığının aksine diştaşı temizliği diş yüzeyine zarar vermez. Aksine diştaşı temizliği ile diş yüzeyindeki birikintilerin uzaklaştırlması ve diş ve kök yüzeyinde pürüzsüz bir yüzey elde edilmesi amaçlanır. Diştaşı temizliğinin diş yüzeyine herhangi bir zararı olmadığı gibi, temizletilmemesi zamanla diş kaybına neden olur.

Diştaşı temizliği ağrılı bir işlem değildir. İşlem sırasında titreşimli cihazlar ile diş taşları diş yüzeyinden uzaklaştırılır. Bu işlem sırasında hastanın cihazın titreşimini hissetmesi normaldir. Ancak dişlerinde hassasiyet sorunu olan hastalarda lokal anesteziler kullanılarak da işlem gerçekleştirilebilir. Diştaşı temizliği yapıldıktan sonra bir süre diş hassasiyeti oluşabilir.

Sizin farketiğiniz herhangi bir sorun, ağzınızda hiçbir çürük ve dişeti problemi olmasa bile 6 ay aralıklarla profesyonel diş taşı temizliği ağız sağlığı için olmazsa olmazdır.

Dişeti hastalığından korunmak için bakteri plağı oluşumunun önlenmesi gereklidir. Bu amaçla düzenli olarak dişler temizlenmelidir. Günlük yapılan ağız bakımına (diş fırçalama, diş ipi ya da arayüz fırçası kullanımı ve gargara kullanımı gibi) ek olarak düzenli aralıklarla diş hekimi tarafından yapılan diştaşı temizlikleri de dişeti hastalığından korunmaya yardımcı olur.

Dişeti hastalıklarından ve diş çürüklerinden korumak için dişler günde en az 2 defa 2 dakika fırçalanmalıdır. Diş fırçalama işlemene başlamadan önce asla fırça ıslatılmamalıdır. Fırça başı küçük ve orta sertlikte fırçalar tercih edilmelidir. Kullanılan macun miktarı fındık büyüklüğünü geçmemelidir. Diş fırçası, diş ve dişeti birleşimine 45 derece açı ile yerleştirilmeli ve 10 kere dairesel olarak hareket ettirilmelidir. Fırça daha sonra bir fırça boyu ilerletilmeli ve tüm diş yüzeyleri yanak ve dil tarafında aynı şekilde fırçalanmalıdır. Çiğneme yüzeyleri ise ileri geri hareketlerle fırçalanmalıdır. Ağız temizliği, fırçalama ve dişarası temizliği aşamalarından oluşur. Sadece fırçalama yapmak hiçbir zaman tam bir temizlik sağlamaz. Fırçalamadan sonra dişlerin arayüzeylerinin temizlenmesi amacıyla diş ipleri ya da arayüz fırçaları kullanılmalıdır. Bu ürünlerin günde bir defa kullanımı uygundur. Ağız bakımını desteklemek için gargaralar da kullanılabilir. Ağız gargaralarının kullanımı hiçbir zaman diş fırçalamanın ve/veya diş arası temizliğinin yerine geçmez. Sadece destekleyici etkiye sahiptir.

Diş fırçası olarak manuel ya da elektrikli diş fırçası kullanabilirsiniz. Manuel ve elektrikli diş fırçaları arasında plağın uzaklaştırılma etkinliği açısından herhangi bir farklılık bulunmamaktadır. Önemli olan her iki fırçanın da nasıl kullanılacağını biliyor olmanızdır. Elektrikli ya da pilli diş fırçaları, manuel fırçalara iyi birer alternatiftirler. Ancak yumuşak fırça kılları olanları seçmeniz gerektiğini unutmamalısınız. Aynı zamanda fırçalama süresinin de yine en az iki dakika olması gerekmektedir. Bu fırçaları kullanırken özellikle dikkat etmeniz gereken nokta sert fırçalama yapmamaktır. Sert fırçalarsanız dişetlerinize zarar verip, dişeti çekilmesine neden olabilirsiniz.

Diş fırçası fırça kıllarının yıpranması kontrol edilerek en fazla 3 ayda bir değiştirilmelidir. Fırçanıza karşıdan ve yandan baktığınızda fırça kıllarında açılma görüyorsanız fırçanızı değiştirme vaktiniz gelmiştir. Bazı fırçalar üzerine entegre edilmiş olan endikatörlü fırça kılları kullanım süresi dolan diş fırçalarında renk değiştirerek kullanıcıyı uyarmaktadır.

Dişeti çekilmesi, dişetinin kök yüzeyini açıkta bırakarak kök ucuna doğru yer değiştirmesidir. Dişeti çekilmesi görülen hastalarda dişlerde hassasiyet, kök çürükleri ve estetik sorunlar görülebilir.

Dişeti çekilmesi sıklıkla ilerlemiş dişeti hastalığı sonucu diş çevresi kemik dokusunun kaybı nedeniyle oluşabilir. Diğer bir sebep ise doğru olmayan bir teknikle ve bastırarak diş fırçalamadır. Diş sıkma/gıcırdatma var olan sorunun ilerlemesine katkıda bulunabilir.

Dişeti çekilmeleri olan hastalarda ilk aşama çekilmenin nedeninin saptanması ve ortadan kaldırılmasıdır. İkinci aşamada bazı durumlarda dişeti çekilmeleri ile açığa çıkan kök yüzeyleri cerrahi yöntemlerle kapatılabilmektedir.

Diş hassasiyeti genellikle dişeti hastalığı sonucu açığa çıkmış kök yüzeyleri nedeniyle sıcak, soğuk, tatlı, ekşi ya da asitli gıdalar ile oluşur. Hassasiyet tedavisinde diş hekimi tarafından kök yüzeyine bazı hassasiyet giderici ajanlar uygulanması ve lazer uygulamaları yapılabilmektedir.

Sigara kullanımı damarlanma üzerindeki etkisi ve savunma hücrelerinin fonksiyonunu bozması nedeniyle dişeti hastalığı sonucu oluşan kemik kaybını artırmakta ve dişeti tedavisinin başarısını olumsuz yönde etkilemektedir.

Dişeti hastalıkları kalp krizi, felç, akciğer hastalıkları, diyabet ve erken doğum/düşük doğum ağırlığı gelişiminde önemli bir risk faktörüdür.

Hamilelikte meydana gelen hormonal değişimlere bağlı olarak dişeti problemi oluşmaz. Ancak hamilelik sürecince hormonal değişimler nedeniyle mevcut bir dişeti hastalığının açığa çıkması söz konusu olabilir çünkü hormonal değişimler hastalık belirtilerinin daha şiddetli seyretmesine neden olur. Hamilelik öncesi dişeti sağlığının kontrol edilmesi hamilelik süresince bu tür sorunların yaşanmamasını sağlayaktır. Hamilelik öncesi değerlendirme yapılmalı ve gerekli tedaviler tamamlanmalıdır. Tedavi edilmeyen dişeti hastalıkları erken doğum riskini arttırır ve düşük doğum ağırlığına neden olabilir.