• Türkçe
  • English
  • Germany
  • Russian
dis-dolgusu

Dolgu

Çürük veya aşınma sebebiyle yapısal bütünlüğünü ve fonksiyonunu kaybetmiş bir dişe, bozulmuş dokuların dişten uzaklaştırılarak yeniden fonksiyon ve görüntüsünün kazandırılması işlemine ‘’dolgu yapmak’’ kullanılan malzemeye de ‘’dolgu malzemesi’’ denilmektedir. Diş hekimliğinin ilk zamanlarından beri uygulanan bu tedavi yöntemi gelişen teknolojinin kullanılan materyaller üzerindeki etkisiyle uzun süreli ve estetik beklentilerin karşılandığı tedavi seçeneğini hastalara sunmaktadır.

Çürüğünüz olup olmadığını anlamanın birkaç yolu vardır. Gözle muayene bu metotlardan biridir. Çürükler siyah-kahverengi görünürler ve çiğneme yüzeyindekiler gözle tespit edilebilirler. Ancak dişlerin ara yüzeylerinden başlayan çürüklerin gözle tespiti pek mümkün olmamaktadır. Yüzeyden görülemeyen bu çürüklerin bulunabilmesi ise radyografik kontroller gerekebilir. Bazı durumlarda çürük tespiti amacıyla özel boyalar da kullanılabilir. Çürük, çatlak, kırık ya da aşınmış dişlerin dolgu ile restore edilmesi çiğneme fonksiyonu ve estetik için önemlidir.

Dişler çürümeye ilk olarak sinir dokusunun bulunmadığı mine yüzeyinden başlarlar. Bu aşamada çürük sebebiyle ağrı hissedilmemektedir. Sinirlerin bulunduğu dentin dokusuna gelince belirli uyaranlara karşı ağrı hissedilmeye başlar. Çürük daha derin dokulara ulaştığında spontan ağrılar meydana gelir ve kanal tedavisi ihtiyacı doğar. Bu nedenle dişlerin ağrımalarını beklemeden 6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrollerine gidilerek çürüklerin en başında tespiti ve tedavisi yapılmalıdır.

Başlangıç çürüklerinde anesteziye gerek duyulmamaktadır. Ancak daha derin çürüklerin temizlenmesi için anestezi uygulamak hem hastanın konforu hem de hekimin manipülasyonu açısından gerekmektedir. Önemli olan hastaya ağrısız ve konforlu tedavinin sunulabilmesidir.

Diş çürükleri yüksek devirlerde dönen aletlere takılan elmas ve çelik uçlu frezlerle hava ve su soğutması altında temizlenir.

Evet vardır. Diş çürüklerinin temizlenmesinde klasik yöntemde kullanılan aletlerin sesinden ve iğneden korkan bireylerde, sert doku lazeri kullanılmaktadır. Bu yöntemle çocukların da korkmadan ve konforlu şekilde diş dolguları yapılabilinmektedir.

Amalgam (gri) dolgular çok uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Ancak içeriğindeki civanın toksik olması ve uzun vadede özellikle büyük restorasyonlarda dişe yaslanarak kırıklara sebebiyet vermesi sebebiyle günümüzde kullanımı oldukça azalmıştır. Kompozit (beyaz) dolguların kullanımı ise o kadar eskiye dayanmamaktadır. Ancak ilerleyen teknolojiyle fiziksel özellikleri ile diş dokularıyla hemen hemen aynı ve amalgam dolgulara göre oldukça iyi, estetik ve sağlam dolgular elde edilmiştir.

Kompozit dolgular belirli dalga boyundaki ışıkla sertleştiğinden hekim tedavisini bitirdiğinde dolgunun sertleşmesi de tamamen bitmiş olur. Ancak dolgu sırasında anestezi uygulanması gerektiyse uyuşukluk geçene kadar fark etmeden yanak, dudak veya dili fark etmeden ısırmamak için yemek yememekte fayda vardır.

Dolgu yapıldıktan sonra hassasiyet ortaya çıkabilir. Dişte basınç, hava, tatlı yiyecekler ya da ısıya karşı hassasiyet oluşabilir. Çoğunlukla bu hassasiyet bir ya da iki hafta içinde azalarak sona erer.

Hassasiyet yapan şeylerden bu süre içerisinde uzak kalmaya çalışın. Eğer iki hafta içinde azalmayan aşırı hassasiyetiniz varsa diş hekiminiz ile temasa geçmelisiniz. Hassasiyetinizi tam olarak açıklamanız diş hekiminizin daha sonra ne yapması gerektiğine karar vermesinde önemli ölçüde yardımcı olacaktır. Dolgunun yeniden şekillendirilmesi ya da yerine yenisinin yapılması mümkündür. Aynı zamanda diş hekimi dolgunun altına diş hassasiyetini giderici ajan da koyabilir. Ancak dolgu derinse sorunu çözebilmek için kanal tedavisi yapılması gerekebilir.

Birden fazla randevuya ihtiyacınız varsa, diş hekiminiz dişinizin iyileşmesini gözlemlemek için kısa bir süre beklemek istiyor ise, kanal tedavisi seansları arasında, derin bir çürüğünüz var ve pulpa (dişinizin damar ve sinir paketi) açığa çıktığı için acil dental tedaviye ihtiyacınız varsa geçici dolgu uygulanması gerekebilir. Geçici dolgular kalıcı dolgular gibi dişi koruyamazlar, bu nedenle çok uzun süre ağız içerisinde kalmaları tedavinin başarısını düşürebilir ve hatta dişin kırılmasına ve kaybına neden olabilir.

Dolgular diş çürüğü tamamen temizlendikten sonra kaybolan diş dokusunun yerine konabilmesi için yapılmaktadırlar ancak çürük engelleyici değillerdir. Yetersiz ağız hijyeni varlığında dolgu yapılmış diş tekrar çürüyebilir.

• Geniş dolgusu olan bir diş ile sert bir şekilde çiğneme yaptığınız takdirde dolguyu tutan diş ya da dolgunun kendisi kırılabilir. Bu durumda dolgunun değiştirilmesi gereklidir.
• Dolgu yapılırken diş ile dolgu materyali arasına tükürük girmesi dolgu materyali ile dişin birbirine tutunmasını engelleyebilir ve dolgu düşebilir.
• Isırma ve çiğneme kuvvetleri ile çatlaklar oluşabilir ya da diş sıkma ve gıcırdatma nedeniyle dolgular kırılabilir
• Dolgunun yan duvarları diş ile uyumlu değilse sızıntı nedeniyle çürük, renkleşme ya da hassasiyet oluşabilir. Uzun süredir ağızda olan dolgular da sızıntıya neden olabilir.
• Yetersiz ağız hijyeni sebebiyle ikincil çürükler oluşabilir bu durumda mevcut dolgu ve çürük uzaklaştırılarak yeni bir dolgu yapılması gerekir.